1. 1 day ago  /  0 notes

  2. 4 weeks ago  /  6 notes

  3. 1 month ago  /  0 notes

  4. bang!

    bang!

    1 month ago  /  3 notes

  5. plasticstress:

AZALT DEDİ. AZALT DİYE TAVSİYE BİLMİYORUM.
seni anlamak için o kadar uğraştım ki dedi, beni sevmen için dedi. o duygusal bir adam sayılırdı. boş ver sene.
 ben dedim ben nanaydan terane bir kulum. bana dedim güvenmeyecektin. ben dedim öyle bir yalancıyım ki, ben dedim ben var ya bölündükçe bölünebiliyorum. inanmazsın dedim henüz tanımadıklarım var içimde. bilemezsin ne kadar zor şu taşıdığım kafayla yürümek ve durmak ve yürümek ve durmak. yani bitmiyor, hiç bitmiyor. yürüyorum ve duruyorum sonra atıveriyorum kendimi yere. maksat zaten dizleri parçalamak. şey benim kafam parçalansın. şey fırfırlı elbiselerim parçalansın, parçalansın şu plasentam. şey ben, ah sen bilmiyorsun. sen bilmiyorsun saygı değer insanlık, gerçekten hiç bir şey bilmiyorsun… çok üzülüyorum.
 ve tahtadan valliler var. ne demekse. tahtaravalli?! çocukken fark etmeliydik, denge yok. birimiz yukarıda ve ötekimiz aşağıda. aynı yerde duramayız olmaz fiziğe aykırı. oysa eşitlik diyorlar. fizik diyorum fizik! toplumlar matematikle yönetilmeli diyorum. elektronlar, protonlar, nötronlar gazlar mazlar bir şeyler diyorum. yok ya olmayacak, ben en iyisi mi genleşmek istiyorum. anne benim kafamın şurası mı delirmiş.
bak şimdi, tanrı yukarıda biz aşağıdayız, eşitlik denilen şey ile dinazorlar beslenir diyorum. ben mi anlatamıyorum? 
beni diyor birazcık sevseydin bari, seni diyor çok seviyorum, anla diyor, dene diyor.
yemin olsun bilmem kaç sene oldu kimseden talep etmedim öyle şeyler. biliyorum artık çünkü, yanyana diye bir şey yok, hep ayağımıza dolanacak şeyler bu şeyler. hep ben üzülüp ağlıyorum biri beni sevince. ben hiç bilemiyorum o işleri. habire bana gol oluyor. habire şişe fırlatanlar sahaya. bendeki yenilgi hissi. öyle ölümcül ki korkarsın…  biri beni severse, gitmeden kesin ayağımı burkuyor, saçımı çekiyor, ağlatıyor. istemem ben öyle şeyler diyorum. öyle şeyler gerçekte yoktur belki diyorum. ben bir kirli sepetiyim beni sevme, şu kızı sev diyorum.
sonra durduyoruz ve sonra ben başlatıyorum yine. ben gitmek istiyorum diyorum. ben diyorum afrika’da ayinlere katılmak istiyorum. ben diyorum küba’da gazoz içmek istiyorum. ben yani gitmek istiyorum anla… yani tükete tükete, anla. anla bi kerecik. 
birini sevmek zordur. olduğu gibi kabullenmek zordur. bir tek anneler zorlanmaz bu konuda. anneme sor inanmazsan.
 anne benim deli kafam mı bitlenmiş. anne beni her gün sev. bak bir şey sormalıyım, azalt diye tavsiye mi olur. 
anne sen büyüksün. şükürler olsun. olsun amin.
bazen kafam dönüyor, yanılıyorum sağ elimden.
bazen yamuluyorum bir de yüksek müsadenle.
hey bob kes çeneni, beat bitti diyorum hala söylüyorsun.
ve sen, bendeki kafanın hızını mı kesmeye çalışıyorsun? kıskanıyorsun.
kıskanmıyorsun, umurunda değilim, evet.
bu gece atış serbest, eğitimsiz dans en güzelidir tatlım
ve şimdi sallan ve şimdi yuvarlan ve şimdi sallan ve y….
en iyisi beni buradan dan dan dan vur.
arkamı dönünce.

    plasticstress:

    AZALT DEDİ. AZALT DİYE TAVSİYE BİLMİYORUM.

    seni anlamak için o kadar uğraştım ki dedi, beni sevmen için dedi. o duygusal bir adam sayılırdı. boş ver sene.

    ben dedim ben nanaydan terane bir kulum. bana dedim güvenmeyecektin. ben dedim öyle bir yalancıyım ki, ben dedim ben var ya bölündükçe bölünebiliyorum. inanmazsın dedim henüz tanımadıklarım var içimde. bilemezsin ne kadar zor şu taşıdığım kafayla yürümek ve durmak ve yürümek ve durmak. yani bitmiyor, hiç bitmiyor. yürüyorum ve duruyorum sonra atıveriyorum kendimi yere. maksat zaten dizleri parçalamak. şey benim kafam parçalansın. şey fırfırlı elbiselerim parçalansın, parçalansın şu plasentam. şey ben, ah sen bilmiyorsun. sen bilmiyorsun saygı değer insanlık, gerçekten hiç bir şey bilmiyorsun… çok üzülüyorum.

    ve tahtadan valliler var. ne demekse. tahtaravalli?! çocukken fark etmeliydik, denge yok. birimiz yukarıda ve ötekimiz aşağıda. aynı yerde duramayız olmaz fiziğe aykırı. oysa eşitlik diyorlar. fizik diyorum fizik! toplumlar matematikle yönetilmeli diyorum. elektronlar, protonlar, nötronlar gazlar mazlar bir şeyler diyorum. yok ya olmayacak, ben en iyisi mi genleşmek istiyorum. anne benim kafamın şurası mı delirmiş.

    bak şimdi, tanrı yukarıda biz aşağıdayız, eşitlik denilen şey ile dinazorlar beslenir diyorum. ben mi anlatamıyorum? 

    beni diyor birazcık sevseydin bari, seni diyor çok seviyorum, anla diyor, dene diyor.

    yemin olsun bilmem kaç sene oldu kimseden talep etmedim öyle şeyler. biliyorum artık çünkü, yanyana diye bir şey yok, hep ayağımıza dolanacak şeyler bu şeyler. hep ben üzülüp ağlıyorum biri beni sevince. ben hiç bilemiyorum o işleri. habire bana gol oluyor. habire şişe fırlatanlar sahaya. bendeki yenilgi hissi. öyle ölümcül ki korkarsın…  biri beni severse, gitmeden kesin ayağımı burkuyor, saçımı çekiyor, ağlatıyor. istemem ben öyle şeyler diyorum. öyle şeyler gerçekte yoktur belki diyorum. ben bir kirli sepetiyim beni sevme, şu kızı sev diyorum.

    sonra durduyoruz ve sonra ben başlatıyorum yine. ben gitmek istiyorum diyorum. ben diyorum afrika’da ayinlere katılmak istiyorum. ben diyorum küba’da gazoz içmek istiyorum. ben yani gitmek istiyorum anla… yani tükete tükete, anla. anla bi kerecik. 

    birini sevmek zordur. olduğu gibi kabullenmek zordur. bir tek anneler zorlanmaz bu konuda. anneme sor inanmazsan.

    anne benim deli kafam mı bitlenmiş. anne beni her gün sev. bak bir şey sormalıyım, azalt diye tavsiye mi olur. 

    anne sen büyüksün. şükürler olsun. olsun amin.

    bazen kafam dönüyor, yanılıyorum sağ elimden.

    bazen yamuluyorum bir de yüksek müsadenle.

    hey bob kes çeneni, beat bitti diyorum hala söylüyorsun.

    ve sen, bendeki kafanın hızını mı kesmeye çalışıyorsun? kıskanıyorsun.

    kıskanmıyorsun, umurunda değilim, evet.

    bu gece atış serbest, eğitimsiz dans en güzelidir tatlım

    ve şimdi sallan ve şimdi yuvarlan ve şimdi sallan ve y….

    en iyisi beni buradan dan dan dan vur.

    arkamı dönünce.


    1 month ago  /  20 notes  /  Source: plasticstress

  6. 1 month ago  /  41 notes

  7. 1 month ago  /  9 notes

  8. 1 month ago  /  3 notes

  9. “hepimizin etrafında olup biten birtakım şeylere fazla kafayı takmışım ben, sorunum bu.”

    ”Yaptığım her şey aslında bir bütünün parçası,
    biliyorum,
    kim ne yaparsa eninde sonunda bir bütünün parçasıdır.
    Tek bir bütün mü var yoksa
    var, orası ayrı
    başka bir şeyden bahsediyorum ben, takıntılı olduğum, artık neredeyse damarlarımdan fışkıracak olan bir şeyden. Her yerde onu görüyor ve onu taklit ediyorum, taklit de etmiyorum, benim yaptığım bir taklitse yuh artık. Bu kadar içinde hissettiğin bir şeyi taklit edemezsin, sen o’sundur.
    Sadece bilgiyle kalmıyor O’nun varlığı bende, his bu, bir varoluş biçimi.
    Aslında hepimizin etrafında olup biten birtakım şeylere kafayı fazla takmışım ben, sorunum
    bu. Çok da net şeyler gibi gelir hep, anlatmaya geldi mi gerçekten anlatamazsın, düğümlenir yani, kendinden şüphe edersin, durur ve ”Hassiktir!” dersin ”Benim bu kadar takıntılı olduğum bok bu mu?”. Ama öyle değil işte, herkes bulunduğu gerçeklikte bi halta takıktır, adlandıramaz, benimki onlarınki gibi değil. Ama ben o’yum dedim ya, tam da öyle değil, yoksa bu sancı niye, yani ulaşamıyorum tam anlamıyla, bir sonu mu yok, yoksa oraya yolum oldukça uzun mu belli değil. ”

    Kadıköy Underground Poetix #3

    1 month ago  /  0 notes

  10. sabah kahvaltısında bira içenlerin, umutsuzların ve insanlardan iğrenenlerin gün aymadın şarkısı. çünkü bu gün gün aymadı. yağmur bile kararsız ve hayat hala berbat.

    1 month ago  /  0 notes

  11. 1 month ago  /  0 notes

  12. saçlarımı bir tek boynumdan öpeceksen toplarım.

    saçlarımı bir tek boynumdan öpeceksen toplarım.

    1 month ago  /  4 notes

  13. Uzaklık ve Yol.

    Sevdiğim insanlar hep uzaktaydı. Sevdiğim şarkılar uzakta çalıyordu. Sevdiğim her şey, ama her şey uzaktaydı. Hayatım uzaklıklar üzerine kuruluydu. Ve buna rağmen tek eylemim eylemsizlik olmak zorundaydı. Çünkü gidemiyordum, engellerim vardı. Kalamıyordum da. İnsan olması gerektiği yerde değilse olması gerektiği kişi olamıyor. Olman gereken kişi olamayınca çabuk yaşlanırsın. Her şarkı, her şiir her an vurabilir seni kalbinden. Hatta bazen caddede yürürken gözünün takıldığı sıradan bir kırmızı ışık yaralar. Yanından geçerken tesadüfen sesini duyduğun birinin sesi. Oksijen de zararlıdır. Bazen aldığın nefes bile yakar ciğerini. Çünkü o an o nefesi alabileceğin milyonlarca başka yer varken sen o nefesi aynı yerde milyonlarca kez alacaksındır. Bunu bilmek, ölmek demektir çoğu zaman. Ve çoğu zaman orada olman, orada olduğun anlamına gelmez. Bir şarkı dinlersin, bir insanı seversin veya bir kelime okursun. Artık bulunduğun yerde olmamaya başlarsın. Yola çıkmak istersin, her şeyi geride bırakıp. Üstelik istesen çıkabileceksindir, ama gidemezsin. Nedenini bilmediğin halde bir zincirle bağlısındır bulunduğun yere. Bulunduğun yerde benimsediğin hiçbir şey olmadığı halde hem de. Belki nedeni gittiğin yerde umduğunu bulamamaktan korkmandır. Belki de geri dönmek zorunda kalırsan, hiçbir şeyi aynı bulamamaktan korkman. Aynı yerde uyanır, aynı şeyleri yapar, aynı yerde uyursun. Bir gün gideceğin umudunu taşırsın hep. Gideceğin ve her şeyin değişeceği umuduyla kandırırsın kendini. İçten içe bildiğin şey ise, gittiğin yerde de aynı şeyleri hissedeceğindir. Görmezden gelirsin. Zamanı gelince gidersin, zamanı gelince oradan başka bir yere gidersin, oradan başka bir yere, ve oradan da… Belki hiçbir yere ait olamazsın, belki hiçbir şeye sahip olamazsın. Ama iyi olan bir şey varsa o da şudur; ”Yol bitmez.”

    1 month ago  /  1 note

  14. lights will guide you home

    lights will guide you home

    1 month ago  /  17 notes

  15. [Flash 9 is required to listen to audio.]

    pelinaybay:

    baby be a simple kind of man…

    2 months ago  /  8 notes  /  Source: pelinaybay